İçeriğe geç

Resulü Kibriya kime denir ?

Resulü Kibriya Kime Denir? Bir Anın İçinden

Bazen bir kelime, bir kavram, seni birdenbire alır ve geçmişin derinliklerine götürür. Kayseri’nin soğuk bir kış akşamı, evdeki o eski defteri karıştırırken, bir cümle takıldı gözüme: “Resulü Kibriya.” Hani şu, o her yerde gördüğümüz, duyduğumuz ama belki de tam olarak ne olduğunu anlayamadığımız kelime. O an, sanki zaman bir anlığına durdu ve içimde bir yerler sızlamaya başladı. Hangi duyguyu hissettiğimi bilemedim ama bir şeylerin yanlış olduğunu hissettim. Bu yazıda, işte bu hissiyatla ilgili bir şeyler anlatmak istiyorum.

Bir Anlık Hayal Kırıklığı

Birçok insan gibi ben de çocukken, dinî kavramlara dair öğretileri alırken çok fazla soru sormazdım. Ne de olsa, öğrenilenlerin hepsi doğruydu, öyle değil mi? Ama zaman geçtikçe, her şeyin daha derin bir anlam taşıması gerektiğini fark etmeye başladım. “Resulü Kibriya” kelimesi de bana, adeta bir çocuğun elinden düşen bir oyuncak gibi hüsranla geldi. İlk duyduğumda, neredeyse yanlış bir şeyler söylediğimi düşündüm. Kim bu kadar büyük bir sıfatı hak edebilirdi ki? Gerçekten de, bir insan “kibriya” gibi bir kelimenin sahibi olabilir miydi?

Bir akşam, Kayseri’nin soğuk sokaklarında yürürken, yine o kelime aklıma takıldı. İnsanın hayatında bir noktada, bazı kavramları sorgulaması gerekir. Herkesin “Resulü Kibriya” dediği biri vardı ama o an ne olduğunu anlayamadım. Herkesin söylediği doğru muydu? Gerçekten bu unvanı hak eden birini tanıyor muyduk?

Resulü Kibriya ve Bütün O Sorular

Bunu sorarken içimde, bir tür boşluk oluştu. Sanki hayatımda hiç doğru cevabı bulamayacak bir soru varmış gibi hissettim. Kayseri’nin karanlık, soğuk sokaklarında yürürken, kendimi boşlukta bir kayıp gibi hissettim. Hani çocukken büyüdüğün kasaba var ya, orada hep herkesin birbirini tanıdığı, her şeyin bildik olduğu yer… Ama bir gün, bir şey ters gitmeye başlar. Kendi kimliğini, doğruyu, yanlışı sorgulamaya başlarsın. O anda, Resulü Kibriya’nın ne anlama geldiğini tam anlamış gibi oldum.

“Resulü Kibriya” bir insanın taşıdığı en yüce sıfatlardan biridir, diye düşündüm. Ama bunu ne zaman gerçekten hissetmeye başladım? Hayatımda belki de böyle bir anlam aradım, ve bir insanın taşıması gereken sıfatları sorguladım. Resulü Kibriya kime denir? Bu kelimenin ne kadar derin olduğunu, içindeki mana büyüklüğünü tam o an anladım. Öyle bir insan var mıydı etrafımda? Benim yaşamımı değiştiren, bana ilham veren birisi var mıydı?

Bir Yüzleşme: Kimdir Resulü Kibriya?

Bir gün, bir arkadaşım bana uzun uzun anlattı. O an, Kayseri’deki bir kafede otururken, biri gelip bana anlatmaya başladı. “Resulü Kibriya” aslında, “Kibriya”yı taşıyan bir insanın, gerçek anlamda “O”nu temsil etmesiydi. Kibrin, insanın en yüce noktasındaki tevazuyla birleşmesi, kendi kendine bir arayış içinde olmasıydı. Yani, bir insan, büyük olmak için küçük kalabilmeli, derinlemesine düşünmeli, özünü bulmalıydı. Bir insan bu kadar yüce olabilir miydi? Bunu bir an bile bilemedim ama bir an için, bunun ne kadar insanı içine çeken bir şey olduğunu fark ettim.

Bunu duyduğumda kafamda bir şeyler yerli yerine oturdu. Belki de gerçek “Resulü Kibriya” dediğimiz şey, sadece Allah’a, doğruya inanmakla değil, her an sorgulamakla, içindeki kibri yenmekle ilgiliydi. İnsanın en derin duygularını, karanlıklarını kabullenmesiyle. Belki de, o an, bir şeyler öğrenmiş oldum: Kibriya, sadece bir sıfat değil, bir insanın içindeki en yüksek ahlaki ve manevi olgunluğu simgeliyordu.

Bir İçsel Değişim: Umut ve İleriye Doğru Bir Adım

Ve işte o an, içimde hissettiğim hayal kırıklığı yerini başka bir duyguyla değiştirdi. “Resulü Kibriya” kelimesi birdenbire sadece bir kavram olmaktan çıktı ve hayatta bir yön, bir yol, bir umut haline geldi. Kendi kendime söyledim: “Bunu ben de hak edebilir miyim?” Yani, gerçekten, bu sıfatı bir insan taşıyabilir miydi? Kendini sürekli arayan bir insan, bu kadar yüce bir sıfatı taşıyabilir miydi?

Sonra fark ettim ki, belki de Resulü Kibriya, hepimizin içinde olan bir şeydi. Her birimiz kendi içimizde bir yolculuk yapıyorduk ve bu yolculuk, ne kadar kibirli ya da küçük olursak olalım, sonunda bizi yüce bir noktaya taşıyacaktı. Belki de, doğruyu, kibri ve tevazuyu hep birlikte taşıyacak bir yolculuktu bu. Belki de, hepimiz kendi içimizde bir “Resulü Kibriya” taşıyorduk, sadece bunu görmek için biraz daha derinlere inmeli, biraz daha cesur olmalıydık.

Sonuç Olarak: Bir Yolculukta Buldum

“Resulü Kibriya” kelimesiyle başladığım bu yolculuk, bana her şeyin sadece bir kavramdan ibaret olmadığını, her birimizdeki derin anlamların farkına varmamızı sağladı. Belki de hayat bir şekilde, kendi kibirlerimizi aşarak, gerçeği bulmamıza dair bir yolculuktur. Bu yolculukta, kim olduğumuzu ve neyi aradığımızı anlamak, belki de Resulü Kibriya’yı daha derin bir şekilde tanımakla başlar.

Ve şimdi, her şeyin yerli yerine oturduğu bu anda, kayıtsızca bir umutla bakıyorum. Bu kelime, bana, her zaman doğruyu arama arzusunu, kibri aşma gerekliliğini hatırlatacak. Her şey, belki de gerçekten sadece “kibirle” değil, “tevazu ile” bulabileceğimiz bir yolculuktur.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort bonus veren siteler
Sitemap
betci casino