İçeriğe geç

1 saat yürüyüşte kaç adım atılır ?

1 Saat Yürüyüşte Kaç Adım Atılır?

Bir Saatin İçinde Kaybolan Zaman

Bugün Kayseri’nin o eski, bilindik sokaklarında yürüyordum. Havanın soğuk ama sabah güneşiyle ısınan ışıkları yüzüme vuruyor, her adımda zaman biraz daha geçiyordu. O an, kaç adım attığımı hiç umursamıyordum. Belki de her adımım, bir nevi kaybolan zamanımı geri almanın bir yoluydu. Bunu anlamak için saatler süren bir hesaplama yapmaya gerek yoktu. Zaten insan bazen sadece anı yaşamak ister, hesaplara girmeden, sayıların peşinden sürüklenmeden.

Ama sonra, sormadan duramadım: 1 saat yürüyüşte kaç adım atılır? Cevabı aradım, kafamda dönüp duran bu soruyu anlamaya çalıştım. Adımlarımı sayarken, sanki hayatımı tekrar yaşıyor gibiydim. Yürümek, adım atmak, her anı farklı bir bakış açısıyla görmek… Bazen bir saatlik bir yürüyüş, bir ömrü anlatabilir, değil mi?

Adımlar Arasında Kaybolan Anlar

Adımlarım birbiri ardına hızla ilerlerken, zihnimde pek çok düşünce dolaşıyordu. Kafamda, bu sabahın karanlıklarından, eve doğru ilerleyen o soğuk yolculuğa kadar her şey vardı. Aslında belki de bu sabah yürüyüşe çıkmamalıydım. Belki de biraz daha içeride kalmalıydım. O kadar çok düşünce vardı ki… Ama yürümek, her zaman bana iyi geliyordu. Bir adım daha atmak, sanki bir şeyleri yerli yerine oturtmak gibi. O yüzden, bile bile kendimi dışarı attım.

O an, birkaç adım daha attım. Kaç adım attım? Bunu sordum kendime. İnan bana, o kadar çok şey vardı ki kafamda, saymak bile unuttum. Ama bir süre sonra bu sayılara takılmadım, sadece yürümeye devam ettim.

Bir saatlik bir yürüyüş, genelde 6.000-7.000 adım arası atılırmış, diye duymuştum. Ama ben, her adımda başka bir şey düşündüm. Kaç adım attım? Bir, iki, üç… saymaya gerek yoktu. Bir yandan zaman hızla geçiyor, bir yandan da hissettiklerim hızla yoğunlaşıyordu. Yürümek, düşüncelerin çıkış noktasıydı. O kadar derin düşüncelere daldım ki, birkaç dakika boyunca bir adım bile atmadım. Yürürken bile bir noktada durduğumu hissettim. O an sadece ben ve adımlarım vardı.

Adımların Duygusal Yansıması

Bir saatlik yürüyüşün kaç adım ettiğini sormak, aslında biraz da yaşadığın anı soruyor gibi. Her adımda bir duyguyu taşıyorsun. Mesela, ilk adımda heyecan, ikinci adımda kaybolan umut, üçüncüde hayal kırıklığı… Adımlar birikirken, tıpkı yılların birikmesi gibi, her biri bir anlam taşıyor. Bir saatlik bir yürüyüş, bazen bir yıllık bir düşüncenin özetini verebilir.

Bir zamanlar, “Bir saat boyunca yürüyüşe çıkıp kafamı toparlayayım” dediğimde, ne kadar basit bir şeydi bu. Oysa her bir adımda, her bir saniyede hayatın derinliklerinde kaybolduğumu fark ettim. Adımlar birikirken, aklımdaki düşünceler de birikiyordu. Kaç adım attığımı sormanın bir anlamı yoktu, çünkü o an adımların sayısı kadar duygum vardı. Yavaşça kaybolan bir şey, kaybolan hayaller ya da kaybolan bir umut vardı. Bunu hissediyordum.

Belki de her yürüyüşüm, her adımım, beni biraz daha kendime yaklaştırıyordu. Bazen de çok uzaklaştırıyordu. Ama bir şey vardı: Her adımda bir şeyler değişiyordu. İçimdeki huzursuzluk kayboluyor, belki de bir tür içsel temizlik yapıyordum. Yavaşça ama kararlı adımlarla, hem bedenen hem ruhen yol alıyordum.

Hikayenin Bir Parçası Olan Adımlar

Adımlar birikirken, o an, bir saatlik bir yürüyüşün aslında nasıl bir yolculuk olduğunu fark ettim. Yavaş yavaş düşüncelerim, geçmişimle bağ kurmaya başlamıştı. Birçok adım atmıştım, belki de 6.000-7.000 adım. Ama her adımda, bir şeyler değişti. İleriye doğru her adım atarken, geçmişe dair hislerim de birikiyordu. O yüzden, “kaç adım attım?” sorusu anlamsız hale gelmişti. Çünkü adımlar sadece fiziksel değil, duygusal bir yolculuktu. Bazen bir adım atmak, bir yılın ya da birkaç haftanın yorgunluğunu silebiliyordu.

O kadar çok adım atmıştım ki, zamanın ne kadar geçtiğini bile anlamadım. Geçmişe dair olan her şey, bir saatlik bu yürüyüşte yerini bulmuştu. Hangi adımda kaybolan umutlarım vardı? Hangi adımda bir geçmişin sonunu kabul etmiştim? O kadar çok soru vardı ki, aslında her adım bir cevap gibiydi.

Bir süre sonra, kafamda dönüp duran bu soruyu fark ettim: 1 saat yürüyüşte kaç adım atılır? Cevap belki de şuydu: 6.000 adım, 7.000 adım ya da belki 10.000 adım. Ama asıl sorulması gereken soru şuydu: Kaç adımda kaybolduğunuzu fark edersiniz? Kaç adımda kendinizi bulursunuz?

Sonunda Nerede Duruyorum?

Bir saat boyunca yürüdüm. 6.000, 7.000 ya da 8.000 adım… Belki daha fazla, belki daha az. Ama her adım, beni biraz daha fazlası yaptı. Her adımda kendimi biraz daha tanıdım, her adımda biraz daha uzaklaştım. Belki de yürüyüş, fiziksel bir eylemden çok daha fazlasıydı. Bir adım atarken, bir şeyi kaybetmek ya da bulmak gibiydi. İçinde duygular, düşünceler, kaybolanlar ve yeniden bulunanlar vardı.

Bir saatlik yürüyüş, bazen çok şey anlatır. Bazen de hiçbir şey. Ama ben, her adımda daha fazlasını öğrendim. Kaç adım attığımı sormadım çünkü önemli olan, o anın içinde ne kadar yol almış olduğumdu. Yürüdüm, düşündüm, kayboldukça buldum. Ve sonunda, bir saat sonra durduğumda, sadece “Kaç adım attım?” değil, “Ne kadar yol aldım?” diye sordum.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort bonus veren siteler
Sitemap
betci casino